VEYSEL ŞENEL

İstanbul’da bugün Ulus, Suadiye ve İstinye olmak üzere 3 şubesiyle hizmet veren Salon Veysel’in temellerini attığımda henüz 10 yaşındaydım. Yaşıtlarım çalışmak nedir bilmezken ben İstanbul-Nişantaşı’nda o zamanın en ünlü kadın kuaföründe çırak olarak çalışıyordum. Hırslı, azimli, çalışkan, işine bağlı ve o yaşta dahi yarınlara yönelik hayalleri olan bir çırak olarak kendimi göstermem çok zaman almadı. 2 yıllık çıraklık süresince sergilediğim performansım sayesinde ustalarımın da onayı ile 12 yaşında kalfalık yapmaya başladım. Bir yandan çalışır bir yandan da kendi salonumun sahibi olacağım günlerin hayalini kurardım. Kadın kuaföründe çalışırdım ama isteğim erkeklere hitap eden bir salon açmaktı…

Çocuk Yaşta Patron Oldum

İşime olan tutkum, çalışkanlığım ve şansımın da yardımıyla tarihler 1981’i gösterdiğinde ilk dükkanımı açtım. Pek çok kişinin çocuk diyeceği 15 yaşında patron olmuştum. İstanbul Şişli’de erkeklere özel bir kuaför dükkanı işletiyordum. Hayatımın her alanında gelişime ve değişime inanırım. Eğer gayret etmez, kendinizi yenilemez, farkındalıklarınızı artırıp, trendleri takip etmezseniz işte o zaman küreselleşen dünyaya uyum sağlayamazsınız. Bu yüzden hiç durmadım, araştırdım, inceledim, müşteri beklenti ve memnuniyetini daima ön planda tuttum. Patron olmanın rehavetine kapılmadan, her geçen gün kendimi sektörümde bir basamak yukarıya taşıdım. Birikimlerim ve 12 yıllık kendi salonumu işletmenin verdiği tecrübeyle, sektördeki eksikleri fark edip, alışagelmiş erkek berberi anlayışını değiştirerek, 1991 yılında Ulus’ta mimarlarla çalışarak hayal ettiğim gibi bir salon açtım...

İlklere İmza Atmanın Keyfi

Bu dönemde değişen trendleri ve modayı gözlemledim, yurt dışındaki sektörümle ilgili hiç bir fuarı ve yeniliği kaçırmadan takip ettim, erkeklerin de bakımlı olmaya, daha iyi görünmeye ihtiyacı olduğunu tespit etmiştim, klasik berber anlayışını, yalnızca saç kesimiyle sınırlamayıp aynı zamanda erkeklere kendi alanlarında uzman ekip ile cilt bakımı, manikür pedikür, el ayak bakımı gibi hizmetleri de vermeye başladık. Bu sırada fark ettim ki pedikür yaptıran müşterilerimiz işlemi bitince yeni bir çorap giyinmek istiyor, bu ihtiyacı gidermek için salona Burlington marka çorap standı koydum, ve rekor adette satışlar gerçekleştirdim. Bakımlı erkek modası sürüyordu, artık eski usullerle fazla kıllardan kurtulmak yerine epilasyon cihazı almaya karar verdim, müşterilerimiz onlar için sağladığım konfor ve yeniliklerden fazlasıyla memnun oldular, ama Ulus’taki yenilikler bununla da sınırlı kalmadı. Solaryum için ayrı bir bölüm hazırlattım, yoğun ilgi gördü, randevu vermeye yetişemez olduk. İlk kez erkek kuaföründe solaryum cihazının kullanılması diğer kuaför salonları da harekete geçirdi, böylelikle Türk erkeklerinin metroseksüelleşme akımında büyük rol oynadım, tabii ilklere imza atmanın keyfini de bu sayede yaşamış oldum...

Markalaşma Heyecanı, Yeni Şubeler

Salon Veysel Ulus kısa sürede oldukça popüler oldu. Tabi bunda ünlü sanatçılardan iş adamlarına, sporculardan, gazetecilere, yazarlardan, politikacılara değin bir çok medyatik isminde tercih etmesi büyük rol oynadı. Bakımına, hijyenine özen gösteren, kendini özel hissetmek isteyen erkek müşterilerimiz tarafından da yoğun ilgiyle karşılaştık. Ekibimin ve benim çalışmalarım sonucunda da günden güne markalaştı. Bu durum beni sevindirdiği kadar üzerimdeki sorumluluğu da arttırdı. Daha iyisini yapma isteğim hiç bitmedi. Yaptığım tüm bu işlerin yanında teknolojinin gücüne inanan, tanınır ve bilinir olmanın öneminin farkındaydım, bunun için de Türkiye’de erkek kuaförü olarak ilk kez internet sitesi kurduk. Amacım yoğunlaşan iş hayatında müşterilerimin yaşamını kolaylaştırmak, online olarak randevu almalarını sağlamaktı. Avrupa yakasında hizmet vermeye devam eden Salon Veysel’i bu kez de Anadolu yakasına taşıdım, 2003’te Suadiye’de ikinci şubemizi açtım. Daha yapacak çok işimiz var. Tarihler 2004’ü gösteriyordu, sektörde çok konuşulan ve takdir gören işler yapmama rağmen benim hayallerim tam anlamıyla yerine gelmiş değildi, Kadın ve erkeğe aynı alanda en iyi şartlarda hizmet verecek büyük bir salonun düşünü kurmaya devam ediyordum. 3. şubem için İstinye’yi seçtim. Ekibimle birlikte gece-gündüz çok çalıştık. konforlu, lüks, her şeyin en küçük detayına kadar düşünüldüğü, sıcak, rahat ettiren Avrupa’nın ve Ortadoğu'nun en büyük kuaför salonu unvanına sahip olan, iç dizaynıyla bir çok ödül alan bir salon oldu. Gururluyum ama Salon Veysel olarak daha yapacak çok işimiz var, yenilikler getirmeye ilk olmaya devam edeceğiz….